<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?> 
<rss version="2.0"> 
<channel> 
<title>güncel Kategorisi</title> 
<description>Semaver Dergisindeki güncel kategorisine ait son yazılar</description> 
<link>http://www.semaverdergisi.com</link> 
<language>TR-tr</language> 
 
<item> 
<title>Olaganustu-iftar-</title> 
<description> Tamam, sen haklısın. İftarı savaşa çevirdiler. Bir yudum su içirmediler, bir lokma ekmek yedirmediler.  Medyanın ve misafirlerin önünde olmayacak rezilliği reva gördüler sana.  Tamam, bu yapılanlar düşmana bile yapılmaz. CHP kongrelerinden alışık olduğumuz görüntülerden bile beterdi orada olanlar.  Hepsine tamam. Hepsine tamam da, sizlere ne oldu ki böyle 'kanlı, bıçaklı' oldunuz az bir zaman içinde?  Daha bir kaç ay önce ortalık süt limandı. O saadetli günlerden, bu alengirli günlere ne çabuk gelindi! .. </description> 
<link>../Olaganustu-iftar--6007.html</link>
<date>--</date>
</item> 
 
<item> 
<title>Risale-i-Nur-tamamlanmamis-bir-tefsir-midir</title> 
<description> Genç bir arkadaşımın kanaati: "Risale-i Nur kısmî bir tefsir. Öyle değil mi?" "Niye ki?" diye sordum hışımla. Cevap: "Çünkü Kur'ân'ın tüm ayetlerini açıklamıyor. Her ayeti alıntılamıyor. Onayladım genç arkadaşımı: "Doğrudur; eğer Risale'ye tefsir diye bakıyorsan, kısmîdir. Daha açıkçası, tamamlanmamıştır." Birçok Risale okuyucusunun içinde saklı bir sorudur bu... "Keşke ‘Risale-i Nur'da geçen ayetler' listeleri yapmaya gerek kalmasaydı. Keşke Kur'ân'ın hepsini alıntılasaydı Üstad..." Vakit</description> 
<link>../Risale-i-Nur-tamamlanmamis-bir-tefsir-midir-6005.html</link>
<date>--</date>
</item> 
 
<item> 
<title>Savin-Kilavuzlugunda-Saadet-aramak-</title> 
<description> Çemberin dışında kaldığını gören ‘yaşlılar grubu’ harekete geçerek Saadet Partisi’ini olağanüstü kongreye götürmeyi başardı! Özellikle yaşlılar grubu diyorum. Yaşlanmış ama ihtiyar olamamış bir grup. Nereden bakarsanız bakın, en iyi ihtimalle otuz beş yıl öncesinden kalmış her birinin bakışı. O bakışlarla dünya arasında 12 Eylül karabasanı ve 28 Şubat’ın isi düşmüş. Ayrılma paranoyası ise zihinlerini tutsak kılmış. Nerede ne konuşacağını bilmeyen torunları yaşında bir çocuğun</description> 
<link>../Savin-Kilavuzlugunda-Saadet-aramak--5979.html</link>
<date>--</date>
</item> 
 
<item> 
<title>Afganistanin-Hammadde-Kaynaklari-Hayirdan-Cok-Ser-mi-Getiriyor</title> 
<description>Kısa süre önce ABD ordusu, Afganistan'ın mevcut yeraltı zenginliklerinin, üç trilyon ABD doları değerinde olduğunu bildirdi. Afganistan'ın doğal kaynakları etrafındaki yeni yarış ne gibi fırsatlar ve rizikolar içeriyor? Trilyon, yani –birin sağında on iki sıfır– şaşkınlığa ve aşırı tepkilere yol açıyor. ABD Ordusu ve ABD Jeoloji Bakanlığı'nın bir araştırmasına göre, Afganistan topraklarının altında yatan demir, bakır, kobalt, değerli madenler, altın ve lityum –sonuncusu cep telefonu bataryalarının,</description> 
<link>../Afganistanin-Hammadde-Kaynaklari-Hayirdan-Cok-Ser-mi-Getiriyor-5971.html</link>
<date>--</date>
</item> 
 
<item> 
<title>hayrettir-goge-acilan-pencere</title> 
<description> Hayret et! Çünkü hayrettir göğe açılan pencere. Hayret ettim ve gördüm, bin ayet güldü yüzüme." Böyle demiş Sinan Ceran. Vahiy, "oku!" diye başlıyor. Okumak, gördüğünde görünenden fazlasını görmektir. Yani, olanda olandan ötesini görecek kadar hayretle bak diyor vahiy. Her bir varlığı bir "harf" olarak oku ki, harfler kendilerini göstermek için var değildir; fazlasını okutmak için vardır."Oku!" emri bir hayret etme çağrısıdır. Hayret etmeyenin göğe açılan penceresi olmaz ya da hep kapalıdır. Hayretini</description> 
<link>../hayrettir-goge-acilan-pencere-5954.html</link>
<date>--</date>
</item> 
 
<item> 
<title>Mirac-Mescid-i-Aksadan-Ona</title> 
<description> Miraç... Hz. Muhammed'in (sav) kutlu yolculuğu... Bir gece yürüyüşü... Semalara... ve sonra O'na... Yola ve yolda olanlara mübarek olsun... Miraç, Recep ayının 27. gecesi Hz. Peygamber’in (sav) Cebrail Aleyhisselâm eşliğinde Mescid-i Haram'dan (Mekke'den) Mescid-i Aksâ'ya (Kudüs'e), oradan semaya, yüce âlemlere, İlâhî huzura yükselmesidir. İsrâ Sûresi 1. Âyet “Kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed’i) bir gece Mescid-i Haram’dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa’ya</description> 
<link>../Mirac-Mescid-i-Aksadan-Ona-5953.html</link>
<date>--</date>
</item> 
 
<item> 
<title>28-subatin-Furuatcilari</title> 
<description> 28 Şubat'in "Furuat"cıları bugün "İsrail'den izin"le sahnede! İslam Dünyası için çok kırılgan bir dönemi daha yaşıyoruz. Uluslar arası sularda kardeş Gazzelilere insani yardım taşıyan gemimize baskın yaparak 9 Türkiyeliyi öldüren İsrail askerlerinin savunma operasyonları maalesef yine bizim cemaatçilerimiz üzerinden yürütülüyor.  İlk birkaç gün olayın sıcaklığından dolayı herkes gibi İsrail’e lanetler yağdıran gruplar ve bu grupların sorgulayamaz mensupları, uluslar arası arenadan yükselmeye başlayan</description> 
<link>../28-subatin-Furuatcilari-5932.html</link>
<date>--</date>
</item> 
 
<item> 
<title>Ambargonun-hafifligi</title> 
<description>  Doğu batı denklemindeki kırılganlık zemin kaybetmeden sürüyor. Soğuk savaş bitmesine rağmen dünden kalan kesin hesaplar kapatılmışa benzemiyor. Taraflardan birisinin göreceli iyi niyet yaklaşımı hesaplaşmanın dozajını düşürmeye yetmedi.   Ortadoğu, bir barış bölgesi olma özlemini bir müddet daha erteleyeceğe benziyor. Bölge ülkeleri ve batının çıkar hesapları idealdeki barış odaklı söylem bütünlüğünü kuşatmıyor.   Bölgenin en deneyimli, tarihi birikimiyle stratejik öneme sahip ülkesi Türkiye’nin</description> 
<link>../Ambargonun-hafifligi-5927.html</link>
<date>--</date>
</item> 
 
<item> 
<title>28-subatin-Furuatcilari-bugun-Israilden-izinle-sahnede</title> 
<description> İşte İslam Dünyası için çok kırılgan bir dönemi daha yaşıyoruz. Uluslar arası sularda kardeş Gazzelilere insani yardım taşıyan gemimize baskın yaparak 9 Türkiyeliyi öldüren İsrail askerlerinin savunma operasyonları maalesef yine bizim cemaatçilerimiz üzerinden yürütülüyor.  İlk birkaç gün olayın sıcaklığından dolayı herkes gibi İsrail’e lanetler yağdıran gruplar ve bu grupların sorgulayamaz mensupları, uluslar arası arenadan yükselmeye başlayan İHH ve yardım gemisi organizasyonu karşıtı yorumların</description> 
<link>../28-subatin-Furuatcilari-bugun-Israilden-izinle-sahnede-5924.html</link>
<date>--</date>
</item> 
 
<item> 
<title>Ayasofyanin-Bir-Sirri-daha-Cozuldu</title> 
<description> Dünya‘dan ve Türkiye‘den birçok bilim adamının araştırmalarına konu olan, her yıl milyonlarca turistin görmek için akın ettiği Ayasofya‘nın gizli kalmış bir sırrı daha gün ışığına kavuştu. Ayasofya‘nın bahçesinde yükselen "Dişbudak" ağaçlarının 1500 yıllık şaheserin ömrüne ömür kattığı ortaya çıktı. Dr. Mimar Hasan Fırat Diker, 500 yıllık el yazmalarında karşılaştığı bilgiden yola çıkarak, yaptığı araştırmada 1500 yıl önce inşa edilen Ayasofya‘nın harcında dişbudak ağacı</description> 
<link>../Ayasofyanin-Bir-Sirri-daha-Cozuldu-5920.html</link>
<date>--</date>
</item> 
 
<item> 
<title>Waldo-sen-neden-gemide-degildin-Henry-sen-neden-gemidesin</title> 
<description> Ellinin üzerinde ülkeden, yedi yüze yakın insanî yardım gönüllüsü… Ellerinde tertemiz yürekleri, yüreklerinde insanlık dışı muamelelere terk edilen Filistinlilerin çığlıkları… Toprakları işgal edildiğinden beridir saldırılar, sözde güvenlik önlemleri, ekonomik ambargolar, iç ve dış tehditler arasında yaşayan Filistinliler önce karanlığa gömülmüş, ülkedeki yaşam standardı yoksulluk sınırından açlık sınırına indirilmişti. Ardından Gazze, İsrail’in yarı açık cezaevi haline getirilmiş,</description> 
<link>../Waldo-sen-neden-gemide-degildin-Henry-sen-neden-gemidesin-5915.html</link>
<date>--</date>
</item> 
 
<item> 
<title>Yasamak-berrak-bir-gokte-cocuklar-askina-savasmaktir</title> 
<description> İnsani yardım gönüllülerinin direndiğini öğrendik İsrail kaynaklı haberlerden.  İyi de direnmişler.  Sopayla, çakıyla, tabak çanakla savaşmışlar komandolara karşı.  İsrailli bir yazar "'Bıçak ve sopa ile silahlanmış' yüzlerce kişi Siyonistlerle savaşmaya kararlı olunca tahmin edilen sonuç oldu." demiş.  Bu sözlerden bizim anladığımız, 'Komandolarımızdan beklediğimiz, kendilerine el ya da sopa kaldıranı alınlarından vurmasıydı. Onlarda öyle yaptı ve bizde şoka girmekten kurtulduk.' demeye getirdiğidir.</description> 
<link>../Yasamak-berrak-bir-gokte-cocuklar-askina-savasmaktir-5908.html</link>
<date>--</date>
</item> 
 
<item> 
<title>Icimizdeki-Israilliler</title> 
<description> İsrail’in yaptığı bu insanlık dışı saldırı içinde azıcık insani duygusu olan tüm insanlık tarafından şiddetle kınandı. Kınandı kınanmasına ama sanal dünyada biraz gezince görüyoruz ki ne kadar İsrail’i seven varmışta bizim haberimiz yokmuş. İsrail ve ona yakın yandaş medyaların son derece masum bu yardım seferini “Bunlar teröristi” o yüzden müdahale ettik sözünü ortaya dökmelerine şaşırmamak gerek.  ARGÜMAN 1  Bir insanlık ayıbı işleniyor, uluslar arası hukuk çiğneniyor yetmiyor insanlarımız</description> 
<link>../Icimizdeki-Israilliler-5906.html</link>
<date>--</date>
</item> 
 
<item> 
<title>Can-aynasi-tuttuk-zalimlere</title> 
<description> Eylemsizlik, karşı konulmaz bir direniştir. Zalimlerin elini kolunu bağlar. Sivil itaatsizlik, korkunç bir silahtır. Silah sahiplerinin en büyük silahını, saldırı iddiasını, ellerinden çekip alır. Herkese rağmen insan kalmak, her şeye karşın insanca durmak, gammaz bir aynadır; katilleri kendi kanlı ellerine yakalatır, zalimleri kendi kanlı yüzleriyle tanıştırır. Gazze konvoyu silahsız. Ellerinde bisküvi var, su var, ekmek var, ilaç var. Yetim kız çocuklarına oyuncak bebek taşıyorlar. Ayaklarını kaybetmiş</description> 
<link>../Can-aynasi-tuttuk-zalimlere-5898.html</link>
<date>--</date>
</item> 
 
<item> 
<title>Ustad-Necip-Fazili-79-yasinda-cezaevine-koyacaklardi</title> 
<description> Bugün Necip Fazıl Kısakürek'in 27. ölüm yıldönümü. Ünlü şairin avukatı Muhammet Emin Özkan, Üstad'ın 79 yaşında hasta hasta cezaevine konulmaya çalışıldığını anlattı. Mahkemenin bilirkişi raporuna rağmen Necip Fazıl'ı 'Sultan Vahidüddin' adlı kitabından dolayı 1,5 yıl hapse çarptırdığını belirten Özkan, cezayı 8 ay ertelettiklerini, bu süre içinde şairin vefat ettiğini söyledi.  Ünlü şair-yazar Necip Fazıl Kısakürek'in ölümünün üzerinden 27 yıl geçti. 25 Mayıs 1983'te hayata gözlerini</description> 
<link>../Ustad-Necip-Fazili-79-yasinda-cezaevine-koyacaklardi-5890.html</link>
<date>--</date>
</item> 
 
<item> 
<title>Warholun-Tablosu-325-Milyon-Dolar</title> 
<description> Amerika Birleşik Devletleri’nin New York kentinde düzenlenen müzayede, sanat eserleri için kesenin ağzını açmaktan kaçınmayan koleksiyoncuların piyasaya döndüğünün habercisi oldu.  Pop art akımının önemli temsilcilerinden olan Amerikalı ressam y Warhol’ün 12-17 milyon dolar arasında fiyat biçilen eseri, tam 32 buçuk milyon dolara satıldı. Eser, ressamın kendi portresi... Yalnızca 3 Eser Alıcı Bulamadı Müzayedenin diğer bir yıldızı, Mark Rothko’nun imzasını taşıyan eserdi. Kırmızı rengin baskın</description> 
<link>../Warholun-Tablosu-325-Milyon-Dolar-5878.html</link>
<date>--</date>
</item> 
 
<item> 
<title>Irakta-Kurtlar-Vadisi-cilginligi-</title> 
<description> Uydudan yayın yapan bazı Arap televizyon kanallarında bir yıldan fazla bir süredir Arapça dublajla yayınlanan "Kurtlar Vadisi" dizisi, Irak‘ta son zamanların en sevilen dizisi oldu. Dizideki karakterler halk arasında ünlenince, yeni açılan bazı mekanlara ve doğan çocuklara bu adlar verilmeye başlandı. Başkent Bağdat‘ta bazı semtler, Alemdar Cafesi‘nin bulunduğu ya da Alemdar Market‘in bulunduğu semt adıyla anılıyor. Dizinin genç hayranlarından Necah Şiya Casim de açtığı cafeye "Alemdar Coffe Shop" adını</description> 
<link>../Irakta-Kurtlar-Vadisi-cilginligi--5870.html</link>
<date>--</date>
</item> 
 
<item> 
<title>Kalbimin-Ibresini-Yeniden-Ayarlarken</title> 
<description> Kitabın adı, tadını olduğu gibi kapağına taşırıyor: Kalb İbresi. Yönünü en çok şaşırttığım ama şaşırtılmayı en az hak eden kalbime ettiğimi hatırlatıyor bana. Kalıbımı kıblede tutmak için ince ince ölçümler yapacak kadar hassas iken, kalbimin kıblesini aramayı bile lüzumsuz gördüğüm bir hoyratlığın içinde yakalıyor beni. Kalbime ettiğimin azıcığını kalıbıma etsem, yakama yapışan o kadar çok olur ki! Gözümü kör etsem, yüzümü çizsem ne kadar acıyanım olur! Gönlümü köreltmişim,</description> 
<link>../Kalbimin-Ibresini-Yeniden-Ayarlarken-5865.html</link>
<date>--</date>
</item> 
 
<item> 
<title>Sevgili-Annelerimize</title> 
<description>  Sevgili Annelerimize,   Ailelerimizin temel taşı, nesillerin mimari annelerimizin anneler gününü kutluyor, annelerimize bir ömür boyu sağlık ve esenlikler diliyoruz.  Semaver Dergisi ailesi   </description> 
<link>../Sevgili-Annelerimize-5854.html</link>
<date>--</date>
</item> 
 
<item> 
<title>Dayanilmasi-en-kolay-aci</title> 
<description> Tıp Fakültesi'nin birinci sınıfında zevkine okuduğum bir eski dâhiliye hastalıkları kitabının başındaki şu notu ömrüm boyunca unutmayacağım: "Dayanılması en kolay acı başkasının acısıdır." Bilim olduğu kadar incelikli bir sanat da olan hekimlik "başka acı"ları da hissetme duyarlılığıdır. Aslında hepimizin hepimize borcudur bu: Bir acıyı "başka"laştırıp sağırlaşmamak. Bir haksızlığı "öteki"leştirip haklı çıkarmamak. Başkalarının "acı"larına "ben"imizi özne edebildiğimiz kadar insan sayılırız.</description> 
<link>../Dayanilmasi-en-kolay-aci-5840.html</link>
<date>--</date>
</item> 
 
</channel> 
</rss> 