Yazarak veya yazmayarak beni olma ihtimali  
Yazıyı Oylayın :
Yazarak veya yazmayarak beni olma ihtimali

Uzuuun bir aradan beri yazma isteği bir türlü  uyanmadı  bende.

Bilmiyorum  bu bendeki tembellikten mi ?

Konu bulamamaktan mı?

Yoksa hiçbir şeyi yazmaya değer bulmamamdan mıdır.

Bu gün yazmamanın/yazamamanın verdiği rahatsızlıkla oturdum.

Ve niye yazamadığımı /yazmadığımı yazayım dedim kendi kendime önce.

 Ama yazmak için bir tuşa bastığımda niye yazamadığımı niye yazamayacağımı fark ettim o an işte.

Sanki  J.P.Sartre’nin kendi var oluşunu ansızın fark ettiği o an gibi.

Yazmanın varoluşsal bir dokunuşu ile kendimi kendiliğimi ve kendi olmaklığın ne derece zor ve umutsuzluk verici bir şey olduğunu  Søren Kierkegaard’ın çaresizliğicesine fark ettim.

Peygamberin neyi okuması gerektiğini bilmemesi  bilmemeyi  yaşaması gibi. Ve sonra Onun için okuması  Ona, Onu okuması gerektiği kendine fark ettirilince Peygamberin hem kendi olmayı ve üstlendiği misyonla birlikte hem de O olmayı kaçınılmazcasına idrak etmesi gibisinden bir şey yazmak veya yazamamak veyahut yazmak zorunda olmak.

Zaten değimli ki yazmamız gerekenlerin, söylememiz gerekenlerin, haykırmamız gerekenlerin hiçbir anlamsal çağrışımlar, vicdansal yerleri yok aramızda. Tarihsel olabilirlikleri ise bir muamma. Tüm bunlar modern zihinler, dünyalar ve kimliklerce öylesine hiçlenmiştir ki gülüp geçilesi olmuştur her şey onlar için.

Bugüne kadar yazılanlara bakınca şöyle bir geriye ,

 ne yazanlar nede yazılanlar anlaşılabilmiş değildir diye düşünüyorum kendi kendimce.

Bunlar bir vehim bir zan dır yada değildir elbet.

Yazdıklarımı okuyanlar sanmasınlar ki nihilist bir ruh halinin yansımasıdır bu pencerelerine yansıyanlar. Ve acınası ve burun bükülesi bir yoksunluğun tezahürüdür okudukları.

Bilmeliler ki kendiliğin veya kendin-deliliğin bilinç altısı hiç değil bu.

Eleştirel kuramların kategorize edemeyeceği ve kendini/ kendiliğini hiçbir zaman sere serpe ortaya koyamayacağı ve anlaşılamayacağı bir ruhi halinin çaresizce ve olanaksızca ve bir o kadar umutsuzca dile getirilişidir bu hal. Duyguların ve hislerin kelimelerce ifade edilemeyişinin kaçınılmaz bir halidir bu hal.

Her gün yeni bir şeyler öğrenen ben-ben olmayan, nasıl olurda bilmeden ve öğrenmeden yazabilir ve beni –ben olmayanı okuyanlara karşı dürüst olabilir.

Hala kendini bilmeyen ben -işte ben olmamanın tecessümüdür bu hal- nasıl olurda kendini bilmişlik edası ile geçmişin mirasına ve geçmişin bilgelerine saygısızlık edebilir. Ve bir şeyler yazmaya cüret edebilir sanki aydınlanmışçasına, oysaki karanlığın en zifiri olduğu anda bile.

  Buraya kadar okuduklarınızdan bir şeyler anlamışsınızdır elbette ve fakat muradım ne idi neydi anlamamanız pek mümkündür elbette. Anlamak yada Anlaşılabilmek bir muamma dır bir zandır başka bir şey değil.

Niye yazayım ki diyorum kendime? Empati yapayım diyorum  kendime sanki bir çözüm olacakmış gibisinden ve:

Kendimi (me) kendim ( I) yerine koyarak  çözmek istiyorum ve o an işte kendim kendim olmaktan çıkıyor bir çözümsüzlük kaplıyor ansızın tüm benliğimi ve:

 Bir hiçliğin(Adem) ve anlamsızlığın(gnosis)  inşası, bir karşılığı olduğumu size böyle anlamlıca(?) anlatmaya çalıştığımı kavrıyorum. sanki yazdıklarım veya yazamadıklarımın benim hayatımda bana yazmanın ötesinde ne değer katıyormuş da sizinle ondan paylaşayım diye.

Belki kendiliğimizden( ben olmaklığımızdan) tiksindiğimizde belki asıl kendimiz olamadığımızdan böyle tarifi mümkün olmayan ve fakat tarifi yapılmaya çalışına bir halin yazısını yazmaya çalışıyoruz.

Yaşadığımız çağ diyorum, yaşadığımız insanlar herkesin ama herkesin şikayetçi olduğu varlıklar değimli sizce.

Kendimizden şikayetçi olduğumuz bu varlıklar sanki biz değilmişcesine bize yabancı mı acaba yoksa bizim ta kendimiz midir diye soruyorum?

Siz ne kadar kendinizsiz  yada siz ne kadar biz değilsiniz.

Soruyu ne yönden sorarsanız sorun cevap sizin veremeyeceğiniz kadar zor olacak.

 











Zeki Çoban tarafından yazılmış¸ Son 23 yazı :
          2009
Haziran
22




Zeki Çoban
zekicoban@semaverdergisi.com


  Döküman Seçenekleri

Bu Dökümanı PDF Olarak indir. Pdf olarak Aç

Bu Dökümanı Word olarak indir Word Olarak Aç

Bu Dökümanı Yazdır Yazdır

Yorum Ekle Yorum Yap

makale Kategorisinin Haber Akışına Abone Olun Abone Ol

Paylaş





 
 
Hiç Yorum Yapılmamış
ilk yorum yapan siz olun !   
Yeni Yorum Ekle   
 
  YENİ YORUM EKLE
 



Adınız Soyadınız:

E- Mail Adresiniz :
Mail Adresi Gösterilmeyecektir.

Yorumunuz :

Güvenlik Resmi : (Karakterleri Giriniz) :
Güvenlik resminde gördüğünüz karakterleri yandaki kutuya giriniz

2010-03-17 03:33

SEMAVER KÜLTÜR SANAT PORTALI
Künye | Telif Hakları Yasası | Destek Bannerları | Reklam
editor@semaverdergisi.com