|
Artık karar vermişlerdi. Bahçeyi çevreleyen yüksek çitleri aşmaları gerekiyordu ilkin. Esen rüzgar bunun, özgürlük yolunda karşılarına çıkan ilk engel olduğunu fısıldadı kulaklarına. Akrobatik hareketlerle aşarak çiti, söylediler rüzgara hakettiğini. Rüzgarın küçümseyen bakışlarını fark etmediler bile.
Sekiz şeritli asfalt yolun karşısındaki koruluk bir özgürlük vahası gibi duruyordu önlerinde. Küçük adımları oldukça kararlıydı şimdi. Üst geçide çıkıp köprünün tam ortasına geldiklerinde,“oysa özgürlük tam dibimizdeymiş” dedi liderleri.“Hem de burnumuzun dibinde” dedi diğerleri.
Az sonra yüksek boylu çam ve yabani elma ağaçlarından oluşan koruluktaydılar işte. Hallerinde ‘yeni bir hayata’ başlamanın tedirgin neşesi... Kollarını iki yana açıp kendi etrafında romantik dönüşler yaparak bağırdı liderleri: ‘İşte yeni evimiz burası!’
Çam ağacının kabuklu gövdesine çevik bir maymun gibi tırmanan bağırdı: “artık dönmek yok oraya, ağaçların üstünde yaptığımız evlerde yaşarız bundan sonra” Ağaçların arasından süzülen kuşlara bakıp en küçükleri, “kuşları avlayıp karnımızı doyururuz” değil mi?” “Tıpkı avcılar, komandolar gibi” dedi gururla öteki.
Ağaçlara tırmandılar, kozalakların neresi yenilebilir diye araştırdılar, olmamış yaban elmalarını ısırıp ısırıp sonra savaş yaptılar. Yorulduklarında da birbirlerini yastık yaparak bir güzel uyudular.
Uyandıklarında güneş batmak üzereydi. Soğuk olmasa da hava oldukça serinceydi. Birbirlerinin gözlerinde ne yapacaklarının cevabını arıyorlardı şimdi. Üşüdüğünü söyledi ellerini bacaklarının arasında tutan. Onayladı onu kollarını sıvazlayarak ısıtmaya çalışan. Keşke montlarımızı da alsaydık dedi diğeri. Liderleri susuyordu ama o da üşüyordu belli ki.
Karnım acıktı ne yapacağız diye sorunca en küçükleri, çaresiz, “Geri dönelim o zaman” dedi liderleri. Yürümeye başladılar Çocuk Yuvasına doğru; tıpkı geldikleri gibi.
“Nöbetçi öğretmenden dayak yer miyiz ki?” sorusuydu şimdi endişeleri. “Akşam yemeği bitmiş midir ki?” dedi en küçükleri.
Kendinden emin rüzgar kattı hepsini önüne, çünkü gidiyordu kendisi de o yöne.
MEHMET EMİN DEĞİL

Semaver tarafından yazılmış¸ Son 50 yazı :
|