Mahcubiyet  
Yazıyı Oylayın :
Mahcubiyet

Hüseyin'in ölmeden önceki son resmini gördüm. Bütün çocuklar gibi olağanüstü masum görünüyor. Başını hafif yana eğmiş. Her halinden korktuğunu da belli eden sakin bir duruşu var.  

Belli ki doktordan, kalabalıktan korkmuş.  

Fotoğrafçılardan, oların ışık saçan makinelerinde korkmuş.   

Bu güne kadar en çok sevdiği ışıktan, sudan korkmaya başlamasından korkmuş.  

Bir sandalyeye oturtmuşlar onu. Ayakkabılarının ucu ancak yere değiyor. Sanki bir şeyi saklamak ister gibi bir eli ötekinin üstünde.   

Öyle bir başını eğişi var ki, sanırsınız yalnız Hüseyin eğmiyor başını, bütün bir Anadolu, Anadolu'nun tekmil çocukları da onunla birlikte eğiyor.  

Bazı anlara, görünüşlere tahammül edilemez. Çok farklı bir şey o anı hassas kılar.  

İşte Hüseyin'in resminin çekildiği o an, o anki görüntüsü tamda böyle bir şeydi.  

Benim için öyle oldu en azından.  

Bütün Hüseyinler, Mehmet'ler, Enesler, kız ve erkek yüzünü anımsayabildiğim bütün çocuklar geldi gözümün önüne.  

Nasılda mahcup bir hali var. Sanki yoksulluğundan, annesinin, köyünün, ülkesinin bütün cehaletinden o sorumlu. Köpeğin ısırmasından, hastaneye zamanında gidememekten, kuduz olmaktan ve bir kaç saat sonra ölecek olmaktan..  

Baştan ayağa mahcubiyet Hüseyin. Öyle ki, insanı durduk yerde çıldırtıp, 'artık bu saatten sonra bende yaşamayıversem ne olur' dedirtecek kadar fazla.  

Tamam.  Siz mahcubiyeti sevmezsiniz. Dahası nefret edersiniz ondan.  

Sizin için ciddi bir davranış bozukluğu ve doğru dürüst eğitilememenin alamet-i farikasıdır o.  

Bilginin ulaşmadığı köhne yerlerin, kuş uçmaz, kervan geçmez mezraların değer diye yutturduğu lanetlik onlarca anomaliden biri.  

Ama kesin artık! Çağdaş, yırtık eğitiminizi, laf dinlemez ve her şeyi bilen yüzsüzlüğünüzü alın ve defolun başımdan.   

Bu gün, doğunun yedinci çocuğu Sezai Karakoç'un, Hüseyin(ler) için yazdığı mısraların eşliğinde mahcubiyeti kutsayacağım.  

Biz mahcup ve onurlu çocuklarız.  

Başımızı kaldırıp bir bakmayız.  

Siz rüyalarınızda yaşayıp durursunuz.  

Siz güvercinleri gözlerinden vurursunuz.  

Eğip bükmeden, en mufassal ve en kestirmeden Hüseyin'in hikayesini anlatıyor bu şiir. Sekiz yılını; hem de gün gün, saat saat.  

Mersin'e çalışmaya giden babasını..  

Parmağının köpek tarafından ısırıldığı gün, ağlayarak annesine geldiği anı..  

Cehaletin ve yoksulluğun birlikte umursamadığı hayatın verdiği acımasız kararı..  

Hepsini birden anlatıyor.  

Annesi çok geç getirmiş hastaneye Hüseyin'i. Ne zaman ki sudan ve ışıktan korkmuş ancak o zaman.  

O güne kadar hiç ses çıkmamış Hüseyin'den; hiç bir iz, emare vermemiş dışarı.  

Ölüm gelip çatıncaya kadar, aydınlıktan ve tekmil sevdiklerinden korkmaya başlayıncaya kadar her şeyi gizler mahcubiyet.  

Sudan ve ışıktan korkunca Hüseyin, son resminin çekileceği, ölüp meleklere karışacağı hastaneye getirilmiş.  

Ve son gününde sudan, ışıktan neden korktuğunu bilememenin mahcubiyeti de eklenmiş küçük omuzlarına. Gazetecilere, onların ve onlarla birlikte milyonlarca eşdaşının çoktan dama attıkları şeyin fotoğrafını bırakmış.  

Ölüm meleğinin uçsuz bucaksız kanatlarına binip, bir hamlede ulaşmış ışığın korkutmadığı sonsuzluk diyarına.











Kasım Tiryaki tarafından yazılmış¸ Son 48 yazı :
          2010
Ocak
29




Kasım Tiryaki
tiryakizadekasim@hotmail.com


  Döküman Seçenekleri

Bu Dökümanı PDF Olarak indir. Pdf olarak Aç

Bu Dökümanı Word olarak indir Word Olarak Aç

Bu Dökümanı Yazdır Yazdır

Yorum Ekle Yorum Yap

güncel Kategorisinin Haber Akışına Abone Olun Abone Ol

Paylaş





 
 
1 Yorum Var.   
Yeni Yorum Ekle   
 

tembel teneke           2010-02-08 11:49:00

kelimeler hayatımızdan uzuklaştıkça, anlamları da kayboluyor gidiyor hayatamızdan. o yüzden şimdilerde kimse mahçup olmuyor.


  YENİ YORUM EKLE
 



Adınız Soyadınız:

E- Mail Adresiniz :
Mail Adresi Gösterilmeyecektir.

Yorumunuz :

Güvenlik Resmi : (Karakterleri Giriniz) :
Güvenlik resminde gördüğünüz karakterleri yandaki kutuya giriniz

2010-03-21 02:06

SEMAVER KÜLTÜR SANAT PORTALI
Künye | Telif Hakları Yasası | Destek Bannerları | Reklam
editor@semaverdergisi.com