|
Bu ikisi mahalle dediğimiz yerleşim biriminin demirbaşıydı. İkisine de gözü gibi bakardı mahalleli. Çoğu zaman rahmet teşekkürlerinden, gazap ise gönül koymalarından bilinirdi.
Bin beş yüzyıl, Yeni Delhi'den, Viyana'ya, Rus steplerinden, Orta Afrika'ya kadar, dünyanın yarısına yakınında bu medeniyet hüküm ferma oldu.
Mahalle öleli beri deliler de, köpekler de sahipsizdir.
Artık deliler akıl hastanelerine kapatılıyor, köpekler itlaf ediliyor. Teşekkürleri de gönül koymaları da kimsenin umurunda değil.
Hayvanlar, özellikle de köpekler her yanda itlaf ediliyor. Sayılı nefeslerini huzur içerisinde tüketmelerine fırsat vermiyorlar.
İnsanlar ve hayvanlar aynı sıkıntıdan muzdarip aslında:
Nefret ve yok etme kültürün kuşatması altında dünya.
Sevgisizlik diz boyu; herkeste bir vurma, kırma, öldürme hevesi.
Hâlihazırda, yeryüzünde dönmekte olan ‘küresel çark’, insan fıtratını hadım etmek üzerine inşa edilmiş. Çok uzun zamandır bu amaç için dönüyor.
Verili değerler dibe vurunca sıra dünya metaına geldi; insanlar yalnızca tüketmekle rahatlıyor. Ulaşılan her hedef, gerçekleştirilen her birim tüketimden sonra, yüzlerce kapıdan aynı anda yeni hedefler göz kırpıyor insana.
Nesnelerin tüketimi kesmemeye başlayınca köpeğe, kediye azmettiler. Gelinen noktada canlı-cansız ayrımı önemini yitirmiş durumda.
Tüket, öldür.
Biri mal, öteki can.
Aynı kapıya çıkıyor.
Yok et.

M.Fuzûlî Geçer tarafından yazılmış¸ Son 12 yazı :
|