Dedem ve camii  
Yazıyı Oylayın :

Arif isen areylema

Yeruni nareylema

Zikri inkâreylema

 

De Lailaheillallah

Muhammed Rasulullah

 

Dini bilgileri sivil karakterli iki kaynaktan öğrendim çocukluğum boyunca: Camii ve dedem.

Camiler sivildi; çünkü imamlar genelde fahriydi. Onlarda, ya meccanen iş yaparlar ya da ücretlerini köylü verirdi. Kayıt, devamsızlık, iyi, pekiyi gibi kafa karıştıran hiçbir ayrıntı yoktu.

  

Yukarı ki köyümüzün camisi mezarlığın tam ortasındaydı. Trabzon’un engebesi az ve büyük köylerinden biri olarak nam salmış olan köyümüz, cami merkezde kalacak şekilde dört bir yana doğru genişlerdi.

Çocukluğumun bütün yazlarında bu camiye devam ettim. Kur’an okumayı, sureleri, belli başlı duaları, namazı, abdesti, galübelâ’yı, yanlışı doğruyu orada öğrendim.

Kısa ders aralarında oynadığımız oyunların belleğimde bıraktığı tat, ne zaman anımsasam sarhoş eder beni. Ders okuduğum hocaları/mı tek tek hatırlarım. Kimini sever, kiminden korkardım. Fakat hiç birisi de zihnimde ‘kötü’ olarak yer etmedi.

 

Şimdilerde geriye doğru baktığımda o zamanlar ‘talim dersi’ adı altında öğrendiklerimin, dini terminolojimin neredeyse tamamını içerdiğini görüyorum. ‘Talim dersi’ ders olmasına dersti ama bize en az oyun kadar coştururdu. Onun için hocalar son derse koyarlardı onu. Üzerimizde stres, yorgunluk ne varsa atar, moral ve enerjiyle dopdolu uçar giderdik derslikten. Dersin ana özelliği hoca veya hocanın belirlediği büyüklerden bir talebenin söylediklerinin hep bir ağızdan tekrarıydı. Bende ki heyecan ve muhabbet, galübelâ’nın manasını temrin ettiğimiz an tavan yapardı:

-          Oldur ki Hazreti Allah, Hazreti Âdemi, bir kuru topraktan, halk eyledi, meleklerine, emreyledi…

‘Namaz Sureleri’ tek tek okunurdu. Kur’anda adı geçen bütün peygamberler sayılırdı. Hangi peygambere kaç suhuf indirlmiş, dört büyük kitabın adı nedir, kimlere indirilmiş, Kimin milletinden, kimin ümmetindeniz diye devam edip giden harika bir şeydi.

 

Bu ders inanılmaz bir olgunluğa taşırdı çocukları. Dünyaya, ahrete dönük sorular bir elde cevaplanırdı. Fazlasını isteyenlere hocamız cevap vermekte acizlik ve üşengeçlik göstermezdi.

 

Ben dört beş yaşlarındayken, seksenine merdiven dayamış, bembeyaz sakalları olan, bir zattı Dedem. Köklü medrese eğitimi almıştı. Köyde veya çarşı pazarda herkes tanır hürmet ederdi. Komşu köylerden bile yalnızca uhrevi değil, dünyalık işler içinde görüşünü almak için sık sık gelenler olurdu. Soruları cevaplarken hiç acele etmez gelenlerde yanından memnun ayrılırlardı.

Arapçayı Türkçeden daha iyi yazar ve okurdu. Hayli çok olan kitapları,   bir ikisi dışında, eskimeyen dildeydi zaten. Kitaplarıyla çok güzel günleri olduğu altı çizili satırlardan ve sayfa kenarlarına düşülen notlardan belliydi.

Ben daha çok anlattığı fıkraları ve uzun gecelerde okuduğu hikâyeleri hatırlıyorum. Birde bazen mırıldanarak bazende yüksek sesle söylediği şiirleri vardı. Onlar hâla ezberimdedir. Yazının başında ki mısralarda onlardan biri. Ben bu mısraları dedemden ilk duyduğum zaman muhtemelen kundaktaydım ve vefatına kadar da yüzlerce kez dinlemiştim.        

   

Camide ki öğrenimin her şeye karşın resmi bir yanı vardı. Bir anlamda akademik bilgiyi oradan alıyor, evde uygulayanlardan görerek ya da bizzat uygulayarak da perçinliyorduk. Fakat dedemin büyük bir suhuletle, yavaş yavaş okuduğu bu mısralar kadar itikadımı güçlendiren ve beni yüreğimden yakalayıp, çekip çeviren başka bir dünyevi ya da uhrevi argüman hatırlamıyorum.

 

Bu gün bile Allah’ı severken, korkarken zihin dünyam hep o ilk duyduğum beyitlere, menkıbelere pike yapıp durur.

 

 











Semaver tarafından yazılmış¸ Son 50 yazı :
          2009
Mart
23

  Döküman Seçenekleri

Bu Dökümanı PDF Olarak indir. Pdf olarak Aç

Bu Dökümanı Word olarak indir Word Olarak Aç

Bu Dökümanı Yazdır Yazdır

Yorum Ekle Yorum Yap

hikaye Kategorisinin Haber Akışına Abone Olun Abone Ol

Paylaş





 
 
Hiç Yorum Yapılmamış
ilk yorum yapan siz olun !   
Yeni Yorum Ekle   
 
  YENİ YORUM EKLE
 



Adınız Soyadınız:

E- Mail Adresiniz :
Mail Adresi Gösterilmeyecektir.

Yorumunuz :

Güvenlik Resmi : (Karakterleri Giriniz) :
Güvenlik resminde gördüğünüz karakterleri yandaki kutuya giriniz

2010-09-10 01:31

SEMAVER KÜLTÜR SANAT PORTALI
Künye | Telif Hakları Yasası | Destek Bannerları | Reklam
editor@semaverdergisi.com