Ankara sinema şölenine hazırlanıyor  
Yazıyı Oylayın :
Ankara sinema şölenine hazırlanıyor
 
 
 
Ankara'da gençliğimiz bir ya da iki sinemada gösterilen sanat filmlerini takip ederek geçti. Her Çarşamba mutlaka o haftanın filmi göremeye gidilirdi. Filmler vizyonda çok kalmazdı. Salonlar boş olurdu. Sadece bir avuç dolusu sinefil...

Derken 1988 yılında sonunda bir festival olacağı haberleri yayılmaya başladı. İlk filmler duyuruldu, biletler satışa çıktı, kuyruklar oluştu. Genç yönetmenleri desteklemek amacıyla, Türkiye'de ilk kez düzenlenen bir festival perdelerini 16 genç Türk yönetmenin filmlerine açtı. Aralarından Orhan Oğuz'un "Her şeye Rağmen" en iyi film ödülünü, Engin Ayça'nın "Bez Bebek" filmi ise en iyi 2. film ödülünü aldı.

O günden bu yana 21 yıl geçmiş. Ankara Uluslararası Film Festivali bu yıl 21. yaş gününü kutlayacak. Özel gösterimler, yarışacak filmler, ustalar kuşağı, gelecek konuklar belli oluyor. Türk sinemasında ise kimsenin çok da fark etmediği bir heyecan var. Türk sineması için bir okul kabul edilen bu festivalin, Türk sinemacıları için yerinin de ayrı olduğu kabul ediliyor.


"Ankara diğerleri arasında çok bakir kalan, hala 'saf sanata' önem veren bir festival"
Ankara Uluslararası Film Festivali'ni, festivalin basın danışmanlığını yapan ve kısa metraj ön eleme jürisinden Cumhur Canbazoğlu ile değerlendirdik.

Ankara'nın Türk Sineması için önemi nedir?
"Ankara Uluslar arası Film Festivali uzun metrajdan çok, kısa metraj ve belgesellerle ünlenmiş bir festival. Bir yıl boyunca Türkiye'de sinemada ne yapılıyorsa, o yılın hasatı neyse festivalde yer alır. Bir Fatih Akın, bir Yüksel Aksu ya da Derviş Zaim şu anda aklıma gelenler, hepsinin yolu kısa metraj dalında Ankara'dan geçmiştir. Ankara Türk sineması için bir okul niteliğindedir diyebiliriz."

Ankara'yı Türkiye'deki diğer festivallerden ayıran nedir? Anlatır mısınız?
"Ankara'yı ilk önce İstanbul film festivali ile karşılaştırabiliriz. Türkiye'deki en önemli hatta Avrupa'nın 5. önemli film festivali olan İstanbul başka bir kulvarda yer alıyor. İstanbul Film Festivali'nin Türk sinemasıyla bir işi yoktur. Türk filmleri, kötü sinema salonlarına verilirken, uluslararası filmler en iyilerinde gösterilir. Bunun nedenini ise 'Türk filmlerini dünya sahnesine çıkartıyoruz daha ne istiyorsunuz' diye açıklarlar.
Antalya Altın Portakal ve Adana Altın Koza film festivallerinde ise sinema birinci planda değildir. Bu festivallerde magazin öne çıkar.
Ankara bunlar arasında çok bakir kalmış. Hala saf sanata önem veriyor. Magazini çok yok. Ankara Film Festivali memur ve öğrenci şehrine sinemayı taşıyan çok önemli bir festival olma niteliğini 21 yıldır koruyor."

Ankara film festivalinin zorlukları nelerdir?
"Festivalin 21. yılına geldik hala en önemli sorun ekonomi. Çok büyük zorluklarla hazırlanıyor her şey. Çok az yerden katkı alınıyor. Kültür Bakanlığı biraz destek çıkıyor o kadar. Benim gönül bağım var, önemli bir olay diye destek sağlıyorum."


"Ankara basını siyaset odaklı, sanata gerekli ilgiyi göstermiyor"
Festival'in medya koordinatörü Sami Öztürk ise artık zorluklardan bahsetmek istemediklerini, sağlam bir ekip sayesinde işlerin çok profesyonelce ilerlediğini söylüyor.

Ankara film festivalinin zorluklarına değinmek istemiyorsunuz ama yine de şöyle olsaydı daha iyi olurdu diyebileceğiniz neler var?
"Festivalimizin ilk yıllarda karşılaştığı bazı zorlukları aştığımızı söyleyebiliriz. Ama hala bizi zorlayan en önemli unsur Ankara basının genelde siyaset odaklı olması, Ankara'da yapılan kültür ve sanat etkinliklerinin ulusal basında yeterince yer bulmaması. Daha az tanınmış olmak, sponsorlardan seyirci sayısına kadar pek çok olguyu etkilemektedir. Festival basında hak ettiği yeri bulduğu zaman festivallin daha da büyüyeceğine inanıyorum."

Festival bu yıl 21. sini gerçekleştirecek. 21 yılda neler değişti. Festival ne gibi süreçlerden geçti?
"Her festivalde yeni bir şeyler öğreniyoruz, olgunlaşıyoruz. Önceki festivallerden en önemli farkımız daha profesyonel olmamız. Festival ilk kurulduğu zaman sinema meraklısı herkesin işin ucundan tutuğu omuzladığı bir etkinlikti. Bu tip çalışma şeklinin iyi ve kötü yanları vardır. İyi niyetle, coşkuyla amatör şevkle çalışılırdı ama ekibin sık sık değişmesi nedeniyle bilgi birikimi yeterince oluşmaz. Aynı hataların tekrarlanması olasılığı yüksek olurdu. Son 5 yıldır aynı ekiple ve profesyonelce çalışmanın yararları görülmeye başlandı. Tecrübeli bir ekip tüm çıkacak sorunları önceden öngörerek önlem almakta, çalışanların tümü nerde ne yapacaklarını bildikleri için işler daha düzgün yürümekte."


"Festival sadece film izlenen bir yer değil, bir okula dönüşerek yepyeni ufukların açıldığı bir noktaya geldi."

Festivalin misyonunun bir değerlendirmesini yapar mısınız?
"Bu bölümlere her zaman önem verilmiştir. Bu da genç sinemacıların yetişmesine, birbirlerinin işlerini görerek geniş bir tartışma ortamında bulunmalarını sağlamıştır. Bugün pek çok genç yönetmen bu konuyu vurgular. Her sene dünya çapında önemli yönetmen, yapımcı ve sinemanın farklı alanlarında emek veren ustaların atölye çalışmalarını organize ettik. Bu da Festival sadece film izlenen bir yer değil bir okula dönüşerek yepyeni ufukların açıldığı bir noktaya getirdi."

Gelelim yarışacak filmlere. Uzun zamandır merakla beklenen bu yıl yarışacak filmlerin ismi açıklandı:
11'e 10 Kala, Pelin Esmer; Acı, Cemal Şan; Başka Dilde Aşk, İlksen Başarır; Büyük Oyun, Atıl İnaç; İki Dil Bir Bavul, Orhan Eskiköy, Özgür Doğan; Kako Si?, Özlem Akovalıgil; Kara Köpekler Havlarken, Mehmet Bahatır Er, Maryna Gorbach; Köprüdekiler, Aslı Özge; Min Dit, Miraz Bezar; Orada, Hakkı Kurtuluş, Melik Saraçoğlu; Çıngıraklı Top, Mahir Egemen Ertürk; Deli Deli Olma, Murat Saraçoğlu.

Sami Öztürk filmlerin seçim aşamasını, "Seçimlerde filmlerin sinema sanatının evrensel ölçütlerine uygunluğunun yanında, ülke gerçeklerini, gerçekçi bir üslupla perdeye taşımış olmasına ve ele aldığı konuyu sinemanın estetik araçlarını ve olanaklarını kullanarak, yenilikçi bir biçimde işlemiş olmasına dikkat edildi" sözleriyle açıklıyor.

Ankara Uluslararası Film Festivali'nin bu sene çök özel isimleri Ankara'da ağırlayacağı müjdesini de verelim. Bu özel konukların arasında büyük görüntü ustası, medya sanatçısı, hikaye anlatıcı, video felsefecisi ve Alman sinemasının en önemli figürlerinden Harun Farocki, Fransız sinemasının en ünlü Marsilyalı yönetmeni Robert Guédiguian (Gedikyan), Sil Baştan (Eternal Sunshine of the Spotless Mind) filmindeki senaristliği ile Oscar kazanan görsel artist Pierre Bismuth gibi isimler yer alıyor. 10 gün boyunca Ankara'yı renklendirecek olan konuklarla çeşitli atölye çalışmaları, söyleşi ve paneller gerçekleştirilecek.











Semaver tarafından yazılmış¸ Son 50 yazı :
          2010
Şubat
08

  Döküman Seçenekleri

Bu Dökümanı PDF Olarak indir. Pdf olarak Aç

Bu Dökümanı Word olarak indir Word Olarak Aç

Bu Dökümanı Yazdır Yazdır

Yorum Ekle Yorum Yap

etkinlik Kategorisinin Haber Akışına Abone Olun Abone Ol

Paylaş





 
 
Hiç Yorum Yapılmamış
ilk yorum yapan siz olun !   
Yeni Yorum Ekle   
 
  YENİ YORUM EKLE
 



Adınız Soyadınız:

E- Mail Adresiniz :
Mail Adresi Gösterilmeyecektir.

Yorumunuz :

Güvenlik Resmi : (Karakterleri Giriniz) :
Güvenlik resminde gördüğünüz karakterleri yandaki kutuya giriniz

2010-03-11 04:49

SEMAVER KÜLTÜR SANAT PORTALI
Künye | Telif Hakları Yasası | Destek Bannerları | Reklam
editor@semaverdergisi.com