|
Terör olaylarıyla ilgili medyaya yansıyanlar ve ortaya çıkan darbe planları tartışıldı, tartışılıyor. Tartışma, sorunların kaynağına doğru giden bir deşme faaliyeti olarak da değerlendirilebilir. Kapılar kapıları açıyor. Deşme her açıdan öğretici.
Sözgelimi Balyoz darbe planıyla Emasya tartışma konusu oldu. Hükümet, konuyla ilgili çalışma başlattıklarını açıkladı. En son Başbakan Erdoğan, “Emasya’yı kaldıracağız” dedi. Bu da deşme faaliyetinin önemini göstermesi açısından yeter. Ancak işin bir de gazetecileri ilgilendiren boyutu var.
Gazetelerde ve prestijli haber sitelerinde köşe sahibi zevat, bu tür darbe planları karşısında haklı olarak sesini yükseltiyor.
Buraya kadar her şey normal. Normal olmayansa kimi yazarların ‘rol çalma’ merakı. Takip edenler bilir. Bu ülkede daha bir-iki yıl öncesine kadar asker sözkonusu olduğunda ‘gerisi teferruat’ durumuna dönüşür, eleştiri dediğimiz olgu irtifa kaybına uğrardı. Bırakın had bildirmeyi eleştiri ‘cüret’inde bulunanları saymaya kalksaydınız bir elin parmaklarını bulamazdınız. Eleştiri! Peh!
Derken Ahmet Altan çıktı ve köşesinde “Paşa haddini bil” dedi. Yetmedi, “sen kim oluyorsun, devlet memurusun” diye de ekleyiverdi. Yeri geldikçe de yapıyor bunu. Ve bana kalırsa çok da iyi yapıyor.
Peki, sorun bunun neresinde?
Sorun şuradaki, Ahmet Altan’dan rol çalmaya kalkışan çok sayıda isim peyda oldu. Had bildirmeye kimsenin bir şey dediği yok da, rol çalma hiç de sevimli değil. “Paşa Haddini bil, sen devlet memurusun” diyorlar. Çıka çıka karşımıza Ahmet Altan türevleri çıkıyor.
Ee Ahmet Altan dururken biz sizi niye okuyalım! Lakin okumuyoruz. Bir yerde sizin kaleminizden dökülmüş bu tür yazılarla karşılaşınca da şöyle bir gülümsemekten kendimizi alamıyoruz.
Demem o ki, rol çalmak yerine herkes kendi üslubunca bu işi yapsın. Zira Gogol’un paltosundan çıkmak yerine herkesin Gogol olmaya çabalaması gibi nahoş bir durumla karşı karşıya kalıyoruz. Kaldı ki, Gogol olmaya kalkışmak yerine, kendinizce yazsanız belki aranızdan çıkacak Dostoyevski’ler olacak.
Bizi olası Dostoyevski’lerden niye mahrum bırakıyorsunuz ki?

Adnan Karakaş tarafından yazılmış¸ Son 15 yazı :
|