DTP nereye koşuyor yazısının sonu şu paragrafla bitmişti. Hatırlamakta fayda olduğunu düşünerek bir kez de bu yazının başlangıcına eklemek istiyorum..
“Şu saat itibariyle kapatılma davasıyla ilgili olarak henüz bir karar açıklanmadı. Kararı verecek üyelerin daha önceki Ak Parti davasına binaen şerbetli olduklarını biliyoruz. Ve umut ediyoruz ki üyeler kapatma yönünde bir karara varmazlar. Aksi yönde bir kararın ülkeyi yeni bir kaosa sürükleyeceği gerçeği de ortada. Ama inanıyoruz sağ duyu hakim olur ve ilk etapta kapatma davasında kapatılmama kararı açıklanır, ardından da DTP’li vekiller amigoların değil de gerçek taraftarın sesine kulak verir.”
Yazının üzerinden birkaç saat geçmişti ki Anayasa Mahkemesi kararını açıkladı ve sağduyuyu dileyen insanların temennilerini boşa çıkardı.
11 üyenin tamamının kararı ile DTP’nin kapatıldığı açıklandı. Mahkemenin kararı hukukiydi, doğru karar verildi diyenler çoğunluktaydı. Reşadiye’de gerçekleşen baskın da maalesef bu ifadelerin güçlenmesine neden oldu.
Kararın ardından meydana gelen gösteriler, mahkemeyi ve toplumu sağduyuya çağıran kesimin ne kadar haklı olduğunu ortaya koydu.
Sahada belli bir oyun düzeninde görünmeyen 21 kişilik DTP takımından ikisine kırmızı kart gösterildi. Diğer oyuncular bu duruma isyan etti ve sahadan çekilme kararı aldılar. DTP’li seyircilerin bir kısmı koltukları kırıp ateşe verdiler. Bunu kendilerine yapılmış bir hakaret olarak algılayan rakip takım seyircileri de kuru sıkılarla meydan okudular.
Şeref tirübününden maçı izleyen rakip takımın yöneticilerinin keyfine diyecek yoktu doğrusu.
CHP ve MHP takımlarının yaşadığı keyfi anlamak mümkün de, AKP’nin hakemin yanlı tutumuna bu kadar destek vermesini anlamak mümkün değil doğrusu.
Açılım yapacağınızı söyleyeceksiniz, bölgeye barış, huzur getireceğinizi vaad edeceksiniz ama halkın tercih ettiği partiye tahammül edemeyeceksiniz.
Zamanında bu ülkeye şeriat getirecekler deyip Refah ve Fazilet Partisi kapatıldığında karar ne kadar “hukuki” ve aynı oranda "adil" idiyse, bugün DTP’nin başına gelenlerde aynı oranda “hukuki” ve adil gözüküyor.
Peki biz o zaman ne yapmıştık? Sokaklara dökülüp kararı protesto etmiştik. Dönemin vekilleri de bu garabet karara karşı isyan etmişlerdi.
Daha yakın zamanda kamuoyunda “Google davası” diye anılan Ak Parti’nin kapatılma davasında, 6 ya 5 tehditi ile karşı karşıya kalan Ak Parti vekilleri ölüm gösterilip sıtmaya razı edilmemişler miydi?
Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç mevcut yasalara isyan edercesine “artık şu kanunu değiştirin” dememiş miydi?
Şimdi adama sormazlar mı “çarptığını perişan eden bir mayın ortalıkta böyle dolaşırken” neden bu durumu temizlemiyorsunuz?
Ak Parti bu yasanın değiştirilmesi için neden kılını kıpırdatmıyor? Eğer seçimler ile ilgili bir beklentileri varsa boşuna hevesleniyorlar bence. Boşuna heveslendiklerini DTP’nin Meclise dönme kararı, ıslak imzayla tescilledi haberleri ola.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yaçınkaya’nın Ak Parti hakkında yeni bir dava açmaya hazırlandığı konuşulurken, Ak Parti yetkililerine: “Doğu’da oya giderken evdeki vekillerden olmayasınız” diye uyarmak gerekiyor.
?xml:namespace>